30 Haziran 2009 Salı

GammaKnife tedavisi nedir? Kimlere uygulanabilir? GammaKnife nerede uygulanıyor?

Gamma Knife iyi veya kötü huylu beyin tümörlerinin tedavisinde kullanılan bir radyocerrahi sistemidir. Bu yöntemde tümör bölgesi açılmadan dışarıdan gamma ışınları yollanarak tümörlü bölge kesilerek sağlıklı dokudan ayrılır ve tümörün yok olması sağlanır. Bunun avantajı cerrahın ulaşamayacağı yerlere ulaşılabilmesi ve hastaya neşter vurulmadan harici olarak tümörün yok edilmesidir. Böylelikle hasta narkoza girmez ve yürüyerek operasyondan çıkar. Şekil olarak MR cihazını andırır.

Gamma Knife nasıl çalışır? CyberKnife ile arasında ne fark var?
GammaKnife cihazı ilk bulunan radyocerrahi yöntemlerinden biridir ve 1967 yılında Lars Leksell tarafından bulunmuştur ve radyocerrahi alanının kurulmasına yol açmıştır. CyberKnife ile temel çalışma prensipleri aynıdır. MRI ile görüntülenen tümör bölgesine odaklanmış hassas bir ışın gönderilerek tümörün etrafı 3 boyutlu olarak çevrelenir ve canlı dokudan ayrılır. Gamma knife yönteminde CyberKnife'dan farklı olarak tümör etrafında 3 boyutta hareket eden mekanik robot kol yerine, ışın başa geçirilen sabit bir kask ile tamamen elektronik olarak odaklanır. Herhangi bir mekanik hareket sözkonusu olmadığı için ışın milimetrik oranlarda hassas bir şekilde tümör bölgesini çevreler.

CyberKnife ise hareketli robot kola sahiptir ve CyberKnife üreticileri bunun GammaKnife'a göre bir üstünlük olduğunu söylemektedir. Çünkü GammaKnife'da tedaviden önce hastanın kafasına metal bir çerçeve lokal anestezi altında sabitlenir. Bunun da hastanın psikolojisi üzerinde iyi bir etkisi olmadığını belirtiyorlar. Fakat bizce hastanın tedavi sırasında sabitlenmemesinin bazı olumsuz sonuçları da olabilir. Çünkü mekanik olarak hareket eden kolun hassasiyeti sınırlıdır. Aslında CyberKnife'da sabit kask yerine hareketli kolun eklenmesi aslında hastalara faydadan çok ticari bir seçimdir. Çünkü üretici şirket Accuray bu sayede GammaKnife'a ait patent korumasını geçebilmiş ve ona rakip bir cihaz üretebilmiştir.

Kask yerine hareketli kol kullanılması CyberKnife yönteminin vücudun başka bölgelerindeki tümörlere uygulabilmesini de sağlamıştır.

Gamma knife kimlere uygulanabilir?
Gamma knife yalnızca beyin tümörü hastalarına uygulanabilir. Genel bir kural olarak ancak çok büyük olmayan tümörlere (aşağı yukarı çapı 2.5cm kadar olan tümörlere) uygulanabilir.

Bunun sebebi Gamma knife cerrahisinde tıpkı diğer radyocerrahi yöntemlerinde olduğu gibi, ölü tümör vücut içinde kalır ve vücut tarafından parçalanarak dışarı atılması gerekir. Büyük tümörlerdeki doku ölüm hızı vücudun parçalayıp dışarı atabileceğinden çok daha fazla olur. Böylece vücut bu ölü dokuya karşı şiddetli alerjik ve iltihaplı reaksiyonlar gösterir. Bu hastada şiddetli sancılara, ateş yükselmesine ve krizlere yol açabileceğinden çok ender durumlar hariç kullanılmaz. Bu durumlarda hastalara açık ameliyatla iltihapın dışarı atılması için daimi bir şant takılması gerekebilir ki bu hasta için hem acılı hem de risklidir.

Türkiye'de Gamma knife nerelerde uygulanıyor?
Gamma knife cihazına ülkemizde yalnızca 3 hastane sahiptir:

İstanbul

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi
İnönü Cad. Okur Sk.,
Kozyatagi, Kadıkoy,
Istanbul, 34742
Tel: 0 216 571 41 29
Fax: 0 216 658 84 38
Sorumlu: Prof Selçuk Peker peker@atlas.net.tr - Beyin Cerrahi
Sorumlu: Prof Meriç Şengöz msengoz@asg.com.tr - Radyasyon Onkolojisi
http://www.acibadem.com.tr

Marmara Üniversitesi Hastanesi
Tophanelioglu Caddesi No: 13/15,
34662 Altunizade,
İstanbul
Tel: 0 216 326 45 59
Tel: 0 216 444 03 53
Tel: 0 538 303 85 85
Fax: 0 216 327 52 49
Sorumlu: Prof. Türker Kılıç, turker.kilic@tnn.net
http://www.hastane.marmara.edu.tr

Ankara
Gazi Üniversitesi Tıp Fakultesi Hastanesi
Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü
Beşevler, 06510,
Ankara
Tel: 0 312 202 51 16
Fax: 0 312 212 90 04
Sorumlu: Prof. Necdet Çeviker: nceviker@gazi.edu.tr
Sorumlu: Prof. Gökhan Kurt: gkurt@gazi.edu.tr
Sorumlu: Prof. Hakan Emmez: hakanemmez@hotmail.com
http://www.gammaknife.gazi.edu.tr

29 Haziran 2009 Pazartesi

Beyin ameliyatı izle

Beyin tümörü ameliyatı nasıl yapılır izlemek istiyorsanız şu videolara bakabilirsiniz.
Beyin ameliyatları lokal anestezi, genel anestezi veya canlı olarak yapılabilir. Narkozsuz yapılan ameliyatlar hastanın ameliyat sırasında beyin fonksiyonlarının zarar görme ihtimalini azaltır.



Beyin tümörü ameliyatlarında ülkemizde hastalar genelde genel anestezi altında ameliyat edilmektedir.



Anestezi verilen hastanın kafatası operasyon sırasında sabit durması için vidalarla metal bir çerçeveye tutturulur. Bu metal çerçeve aynı zamanda doktorun hastanın beyninde rahatça ameliyat etmesine yardımcı olur. Bu teknik ile yapılan beyin ameliyatına sterotaksik beyin ameliyatı veya sterotaksik cerrahi adı verilir.

Türkiyenin en iyi beyin cerrahı

Beyin vücudun en hayati organıdır. Vücudun bütün diğer organları hatta kalp dahi değiştirilebilse dahi, beyin için böyle bir durum söz konusu değildir. Bu yüzden size yapılacak bir beyin ameliyatı için en iyi beyin cerrahını aramakta çok haklısınız. Ülkemizde yabancı ülkelerdeki bazı yeni teknikler ve teknolojiler maalesef yoktur. Bu sebeple iş genelde cerrahın maharetli ellerine, bilgi ve tecrübesine kalır.

Türkiye'de sayısı çok olmasa da beyin cerrahisi konusunda başarılı doktorlarımız vardır. Doktor seçerken onun bilgisine tecrübesine baktığınız kadar onun size ve hastalığınıza yaklaşımı çok önemlidir. Öncelikle doktorun duruma gereken ciddiyeti vermesi gerekir, kendine aşırı güvenen doktorlar, risk almaya ve hata yapmaya meyillidirler. Aynı zamanda yeteri kadar bilgisi ve tecrübesi olmayan bir cerrah da, doğru müdahele yerine kendisi için en güvenli ve kolay yolu seçecektir. Bunu sizin sınırlı bilginizle tartıp ölçmeniz mümkün olmayabilir. Bu yüzden 1 cerrah yerine en az 3 cerraha danışmak yerinde olacaktır. Bu konuda doktoru küstürmek kızdırmak gibi endişeleriniz olmaması gerekir. Bir başka cerraha danışarak doktorunuza saygısızlık yapmıyorsunuz, aksine doktorun verdiği karar için girdiği sorumluluğu azaltıyorsunuz. Sonuçta tek başına karar veren bir doktor, tüm sorumluluğuda üzerine alacaktır, fakat birden fazla doktorun onayı ile yapılan bir operasyon tıbbi ve hukuki yükümlülüğü azaltacaktır. Sağlık sizin sağlığınız ve sağlığınızı en iyi mudafaa ettiğiniz için kimse sizi suçlayamaz. Beyin ameliyatları çoğu zaman farklı yorumlara müsait durumlardır. Konusunda en iyi 2 beyin cerrahı dahi fikirlerinde ters düşebilir.

Beyin cerrahı seçerken doktorunuzun size karşı nezaket ve saygıdan çok dürüst ve açık olmasını tercih edin. Size her türlü riski açık yüreklilikle söyleyebilmelidir ki siz de doğru kararı alabilesiniz. Şayet nezaket ve sizin moralinizi bozmamak adına size gerçekleri ve riskleri tam netliği ile söylemiyorsa sizin aslında göze almayacağınız riskleri de almanıza sebep olabilir. Örneğin iyi huylu beyin tümörlerinde ameliyat her zaman şart olmayabilir ve bu hastanın seçimine kalmış bir durum olur. Bazı hastalar, beyninde bir kitle olmasından çok fazla rahatsızlık duymazlar, bir diğer hasta ise bu durumdan son derece huzursuz olup bir an önce böyle bir tümörden kurtulmak isteyebilir. Ancak bilinmelidir ki her müdahele de küçük de olsa bir risk vardır ve bu riskler konuşamama, felç gibi ciddi şeyler olabilir. Sizin kendinize göre durumu tartıp bu iki riski değerlendirmeniz gerekir.

Bura da reklam olmaması açısından yazımızın içinde size en iyi beyin cerrahlarının bir listesini vermeyeceğiz ancak yazının altında ki yorum kısmında arkadaşlarımızın tecrübelerinden faydalanabilirsiniz.

En iyi beyin cerrahi bölümleri nerede?


Beyin cerrahisinde en ileri ülkeler Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya ve Japonya'dır. Bu ülkelerde operatif MR , beyin fonksiyon haritalaması, narkozsuz ameliyat, lazerli mikrocerrahi gibi son derece yeni tekniklerle beyin ameliyatları gerçekleştirilmektedir. Beyin insanın en önemli ve hayati organıdır, bir insan kalp dahil vücudunun pek çok uzvunu ve organını kaybetse de yine yaşayabilir ancak beyin hasarı görmesi her insan için geriye dönüşü olmayan ve hatta hayati sorunlara yol açabilir. Bu yüzden beyin ameliyatları için en iyi beyin cerrahi bölümlerini ve en iyi beyin cerrahlarını tercih etmede son derece haklısınız.

Yurtdışında tedavi olmak maalesef çok az hastanın sahip olduğu bir şanstır. Maddi külfetinin yanı sıra, hastanın yurtdışında uzun süre kalması, onun ailesinden, dostlarından en çok ihtiyacı olduğu zamanda ayrılması, dil, din ve kültür farkı olan yabancı bir ülkeye gitmesi hastayı olumsuz etkileyecektir. Ayrıca uzun süreli uçak yolculukları kritik durumlardaki hastalar için yorucu ve riskli olabilir. 

En iyi tedavi hastanın, bulunduğu ortamda, hayatını çok fazla sekteye uğratmadan alabileceği tedavidir. Ülkemizde ki beyin cerrahi bölümleri yurtdışındaki pahalı ve en yeni teknolojilere sahip olmasalar da, bilgi ve tecrübeleri ile hasta için en risksiz şekilde beyin ameliyatlarını gerçekleştirebilecek doktorlarımız bulunmaktadır. 

Ülkemizde cihaz ve yenilik açısından en iyi cerrahi bölümleri, kuşkusuz büyük üniversite hastaneleridir. 

Türkiye'nin beyin cerrahisi konusunda en gelişmiş üniversite hastaneleri, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesi, 9 Eylül Üniversitesi Hastanesidir.

Bunlar sürekli yenilikleri takip ederler ve mümkün olduğunca yeni teknikleri ve cihazları getirmeye çalışırlar.  Ancak yine de bu hastaneler de hasta yoğunluğu büyük bir problemdir. Beyin cerrahisi gibi aciliyet ve önem arzeden bir konuda her zaman kısa sürede ameliyat şansı bulunamayabilir. Bu gibi durumlarda hastanın en iyi şansı, büyük ve gelişmiş bir özel hastane olacaktır. 

Beyin cerrahisi konusunda en gelişmiş teknolojilere sahip özel hastaneler, İstanbul Acıbadem Kozyatağı Hastanesi, Amerikan Hastanesi ve International Hospital'dır.


27 Haziran 2009 Cumartesi

Diffüz Astrositom

Diffüz Astrositom bir beyin tümörü çeşididir. Bu tümör beyinde bulunan astrosit adı verilen yıldız şeklindeki hücrelerin kontrolsüzce üremesi sonucu oluşur. Astrositom adı verilen bu kitleler ya tek başlarına büyük bir yumru oluştururlar veya küçük kitleler halinde beynin çeşitli yerlerine dağınık halde bulunurlar. Küçük ve dağınık halde bulunanlara Diffüz Astrositom adı verilir.

Diffüz Astrositom tek bir yumru oluşturmadığı için bunun ameliyatla alınması söz konusu değildir. Aynı şekilde kitleler dağınık olduğundan radyoterapi uygulanması kesinlikle tavsiye edilmez. Uygulanacak Radyoterapi geniş bir alanı kapsayacağı için sadece tümörleri değil beynin sağlıklı hücrelerini de öldürür. Sonuç olarak hastada konuşma bozuklukları, felçler, zeka gerilemesi, şuur kaybı gibi durumlara yol açar. Ülkemizde radyoterapi konusunda özellikle SSK doktorları çok rahat davranmaktadırlar ve her türlü hastaya, tümörün cinsine bakmaksızın radyoterapi uygulamayı önermektedir. Bunun başlıca sebebi tedavi maliyetidir, radyoterapi herhalukarda uygulanacak ilaçlı tedaviden çok daha ucuza mal olur.

Diffüz Astrositomlar temel olarak kemoterapi ile tedavi edilirler. Kemoterapi Temodal adı verilen ağızdan alınan, yan etkileri fazla olmayan bir hap ile uygulanır. Bu kemoterapi sanılanın aksine hastada saç dökülmesine vs yol açmaz.

Tümörler şiddetlerine göre WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından 4 dereceye ayrılmışlardır. Tümörün derecesi genelde patoloji raporlarında WHO Grade I, WHO Grade II, WHO Grade III, WHO Grade IV olarak belirtilir. Grade I tümörleri halk arasında genelde iyi huylu tümör diye adlandırılır. Bu tümörler muhtemelen zamanın birinde oluşmuş ve gelişmelerini neredeyse durdurmuşlardır. Grade II tümörlerinde ise gelişme çok yavaştır ve tümörün büyümesi yıllar sürebilir. Grade IV tümörleri çok agresif olup tedavi edilmedikleri takdirde 6 ay gibi bir süre içinde hastada hayati tehlikeye yol açabilirler.

Diffüz Astrositom Grade II ve Diffüz Astrositom Grade III için ilk tedavi yöntemi Temodal adlı ilaç kullanılarak yapılan ilaçlı tedavidir. Yurtdışında Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa gibi belli başlı batı ülkelerinde bu tedavi standard tedavi kapsamındadır ve sosyal sigorta kapsamında hastalara ücretsiz uygulanır. Ancak ülkemizde Sağlık Bakanlığı Temodal adlı ilacı Grade II ve Grade III tümörleri için onaylamamıştır. Bu sebepten de Temodal tümörünüz Grade IV olana kadar SSK tarafından karşılanmamaktadır. Özel sağlık sigorta kapsamında değilseniz bu tedaviyi cebinizden ödemek zorundasınız.

Sizde Diffüz Astrositom Grade II veya Diffüz Astrositom Grade III görülmüşse SSK doktorlarının size önereceği tek tedavi Radyoterapi olacaktır. Ancak yukarıda değindiğimiz gibi bu son derece risklidir.

26 Haziran 2009 Cuma

Beyin Tümörü belirti ve belirtileri nelerdir? Beyin tümörü çeşitleri ve tedavisi

Beyin Tümörü Nedir?
Beyindeki normal hücrelerin anormal şekilde çoğalarak oluşturdukları kitlelere beyin tümörü denir.

Bu sonradan oluşan kitle kafatası içi basıncının artmasına sebep olarak beyin üzerine baskı yapmaya başlar ve bu baskı beyin işlevlerinde bozukluklara ve krizlere yol açar.

Beyin tümörü kimlerde görülür?
Herkeste her yaşta görülebilir. 9 yaş altı ve 55 yaş üstü daha sıklıkla görülen beyin tümörlerine erkeklerde daha çok rastlanır.

Beyin Tümörü çeşitleri nelerdir?
Beyin tümörleri genellikle birincil ya da ikincil olarak sınıflandırılırlar. Birincil tümörler beynin kendisinde oluşan tümörlerdir. İkincil tümörler vücudun herhangi bir yerinde başlayan başka bir tümörün beyne metastaz yapması sonucu oluşur.

Beyin tümörleri, tümörleri oluşturan hücre türüne ve beyinde bulunan yere göre Astrositoma, Oligodendroglioma, Glioblastoma Multiforme veya beyin sapı tümörü şeklinde adlandırılır.

Beyin Tümörü Belirtileri Nelerdir?

  • Beyin tümörünün başlıca belirtileri şunlardır:
  • Baş ağrısı
  • Epilepsi benzeri bayılmalar
  • Vücudun bazı bölgelerinde kısmi felçler
  • Şiddetli kusmalar
  • Bazı fiziksel yeteneklerimizin kaybı
  • Kişilik bozuklukları
  • Başağrısı
  • Kusma
  • Sara tarzında bayılma nöbetleri
  • İlerlemiş dönemlerde (Beyinde yerleştiği yere göre) vücudun bazı bölgelerinde felç belirtileri
  • Kişilik bozuklukları, bazı yeteneklerde (hesap yapma yazı yazma gibi) bozulma.

18 Haziran 2009 Perşembe

Beyin tümörünü burundan çıkardılar

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesinde bilim adamları, 20 hastada beynin cavernous sinus bölgesine yayılmış hipofiz tümörlerini endoskopik yöntemle iki burun deliğinden girerek çıkardı.

Biri çocuk, diğerleri yetişkin hastaların tamamında başarılı geçen ameliyatlar serisi, ABD’nin en saygın beyin cerrahisi dergilerinden Neurosurg’da yayımlandı.

KOÜ Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Nöroşirürji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Savaş Ceylan, hipofiz bölgesinde bulunan, baş ağrısı, hormonal ve görme bozukluğu gibi rahatsızlıklara neden olabilen beyin tümörlerini 12 yıldır tamamen endoskopik yöntemle iki burun deliğinden girerek çıkardıklarını belirtti.

Bu tür operasyonları Türkiye’de en fazla yapan klinik olduklarını bildiren Prof. Dr. Ceylan,
"Şu ana kadar 270 kişiyi bu yöntemle ameliyat ettik. Zamanla bu alanda teknik gelişmeler katederek hipofiz bezi dışındaki bölgelerin tümörlerini de burundan girerek çıkarabilme seviyesine ulaştık" dedi.
Bu bölgelerden birinin de beynin bütün damarların birleştiği bir damar havuzu olan cavernous sinus bölgesi olduğunu ifade eden Ceylan, bu bölgeye yayılmış hipofiz tümörlerine endoskopik yöntemle Türkiye’de ilk kez 4 yıl önce kendilerinin müdahale ettiğini, yöntemin daha sonra başka kliniklerce de kullanıldığını söyledi.

Söz konusu bölgeye endoskopiden başka bir yöntemle ulaşmanın çok zor olduğunu ifade eden Ceylan, bu alanda 4 yılda yaptıkları, tamamı başarılı geçen 20 ameliyatın sonuçlarının ABD’nin en saygın beyin cerrahisi dergilerinden JNeurosurg’da yayımlandığını kaydetti.

Bu ameliyatların ekip işi olduğunu, ekibinin Yrd. Doç. Dr. Kenan Koç ve Yrd. Doç. Dr. İhsan Anık ile asistan grubundan oluştuğunu belirten Ceylan,
"Bu yöntemle yapılan ameliyatlarda hasta hem estetik hem de kozmetik açıdan avantajlıdır. Hastanede kalma süresi de çok kısadır. Bu tür ameliyat geçirenler bir sorun yoksa birkaç günde hastaneden çıkıp günlük yaşamlarına dönebilir" diye konuştu.