21 Haziran 2011 Salı

Beyin Tümörü ve Tedavisi Yeni Sitesi

Uzun süredir blogger üzerinden yayınlanan sitemiz artık yeni adresi http://www.beyintumoru.org adresinden hizmet veriyor. Lütfen bağlantılarınızı güncelleyin...

23 Mart 2011 Çarşamba

CeeNU (Lomustine) Kullanımı ve Yan etkileri

Lomustine, ticari adı ile CCNU veya CeeNU, beyin tümörlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Bu ilaç beyin tümörlerine karşı kullanılan en eski ilaçlardandır, bu sebepten bu ilaç konusunda oldukça fazla bir bilgi ve tecrübe birikimi vardır.  PCV adı verilen üçlü kemoterapinin C harfidir. CeeNU , PCV de olduğu gibi Procarbazine ve Vincristine ile kullanılabileceği gibi, tek başına veya Temodal gibi bir ilaç ile birleştirilerek  kullanılabilir. Temodalden önce ilk sıra tedavisi olarak uygulanırken Temodal'e göre yan etkilerinin daha şiddetli olması nedeni ile Temodal'e yeterince tepki alınamayan durumlarda kullanımı tercih edilmektedir. İlaç en eski ilaçlardan olduğu için Türkiye'de GBM dahil pek çok diğer hastalığa da endikasyonu tanınmakta ve SGK kapsamında geri ödenmektedir.

Çalışma Mekanizması
Lomustine alkilleştirici ajanlar adı verilen gruptan bir ilaçtır. Bu ilaçlar kanserli hücrelerin DNAsına yapışır bu da o hücrenin 2 yeni hücreye bölünmesini engeller. Kanser hücreleri çok hızlı üreme yeteneğine sahiptir. Lomustine hızlı üreyen bu hücreleri hedef alır. Ancak vücutta kanser hücrelerinin yanısıra hızlı üreme özelliğine sahip başka hücreler de vardır. Bunların başında kanda ki hücreler gelir. Bu sebepten ilacın kullanımı sırasında bu hücrelerin sayısı da azalır.

Kullanımı
Lomustine, 40 miligramlık mavi kapsüller halindedir. Çocuklardan uzak bir yerde ağzı kapalı bir şekilde saklayın. İlacı uyumadan önce boş mideye alın. Kapsuller bol miktarda su ile birlikte alınmalıdır. İlaç genellikle 6 haftada bir tek doz olarak alınır.

Alınacak doz ve kürün uzunluğu hastaya göre belirlenir. Genel olarak hastanın kilosuna ve boyuna bağlı olarak metrekare başına 100-130 miligram olacak şekilde uygulanır. 6 hafta da bir kez olmak üzere tek doz olarak alınır. 3 kür devam edilir. Toplam 6 kür olarak veya tümörün ilerlemesi durana kadar devam edilir.

Yan etkileri
Lomustine'in başlıca yan etkisi kan sayımının düşük çıkmasıdır. Bu yüzden ilaç uygulaması sırasında kan sayımı yapılmalıdır. Şayet akyuvarlar (WBC) 3.0x109/l veya plateletler 100x109/l altına düşerse tedavi en azından 1 hafta geciktirilir. Kan sayımı birinci geciktirmenin ardından hala düşük kalırsa dozun indirilmesi gerekir. Peşpeşe 12 hafta boyunca kan sayımı yukarıdaki oranların altında kalırsa tedavinin durdurulması düşünülmelidir.

Kan sayımı düştüğünde enfeksiyonlara karşı vücudun savaşması zordur. Mikroplarla ve hasta kişilerle kontaktan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Başağrısı, boğaz ağrısı, idrar sırasında sancı, üşüme ve titreme de kullanım sırasında görülebilir.

Bunlara ilave olarak yorgunluk ve nefes darlığı al yuvar sayısının düşmesi ile görülebilir. Bu durum aşırı hale gelirse hastaya ilave kan verilebilir.

Platelet düşmesine bağlı olarak diş fırçalarken ağız içinde kanamalar veya zaman zaman burun kanaması görülebilir. Vücutta kolayca morluklar veya kırmızı noktalar oluşabilir.

Yukarıdaki etkiler ilacın alınmasında 7 gün sonra başlar, 21-28 gün sonra tekrar normale döner.

İlaç Kullanırken Kendinize Nasıl Bakacaksınız?

  • Her 24 saat içinde en az 2 ila 3 litre sıvı (su, çay, süt vs vs) için.
  • İlaç kullanırken enfeksiyon kapma riskiniz yüksektir. Kalabalıktan veya en azından nezle grip gibi hastalığa sahip kişilerden uzak durun. Bu tür basit enfeksiyonlar normal bir insan için tehlike arzetmezken siz yakalandığınızda çok ağır geçirebilirsiniz. Bu sebepten tedavinize ara vermek zorunda dahi kalabilirsiniz.
  • Ağızda oluşacak yaralar için yumuşak bir diş fırçası kullanın. Ağzınızı günde 3 kez 1 tatlı kaşığı karbonat ve 1 kaşık tuz kattığınız 1 bardak su ile çalkalayın. Bu ağzınızda mantar oluşmasını ve bakterilerin yara yapmalarını engeller. İlaç kullanımı sırasında ağzınızda doğal olarak bulunabilecek bu parazitlere karşı çok daha hassas olacaksınız. 
  • Vücutta çizik ve kanamaları en aza indirin. Örneğin traş olurken jilet kullanmayın elektrikli makina ile traş olun. İlacı aldığınız haftalarda epilasyon yapmayın.Çünkü kanda azalan platelet sayısı yaraların kanama süresini uzatır ve enfeksiyon riskini artırır. 
  • Bulantıyı önlemek için doktorun verdiği bulantı giderici ilaçları kullanın. Büyük öğünler yerine sık sık ve azar azar yemek yiyin. Bulantı için taze zencefil kökünü kaynatarak bunun suyunu çay gibi içebilirsiniz.
  • Güneşten uzak durun. Güneş gören yerlerinizi kapayın, şapka ve gözlük takın, koruyucu krem kullanın (faktör 15)
  • Alkollü içeceklerden uzak durun, bunlar karaciğer ve böbreğinizde onarılamayacak hasarlara yol açabilir.
  • Yeterince dinlenin.
  • İyi beslenin.
  • Yukarıda belirtilen yan etkileri görmeniz halinde doktorunuza bunu bildirin. Gerekirse bunlara karşı ilaç isteyin.

Lomustine (CeeNU) Kullanılan Protokoller
Lomustin ilk olarak PCV kemoterapisinde Procarbazine ve Vincristine ile birlikte uygulanmaya başlamıştır. Vincristine in şiddetli yan etki oluşturucu olması sebebi ile sadece PC olarak da uygulanmış ve PCV ile benzer etkinliğe sahip olduğu görülmüştür. Temodal, Altuzan ve Camptosar gibi daha az yan etkili ilaçların gündeme gelmesi ile uygulaması azalmıştır. Ancak 2009 yılında yapılan bir çalışma bu ilacı tekrar gündeme getirmiştir. Almanyada, Avrupa Birliği moleküler araştırma merkezi tarafından yapılan çalışmada Temodal + Lomustine verilen hastalar tüm diğer tedavilere göre %50 daha başarılı olduğu görülmüştür. Çalışmaya göre tek başına Temodal, Altuzan gibi ilaçların sonuç vermediği durumlarda Temodal ile birlikte uygulandığında her iki ilacında etkisi katlanmaktadır.



KAYNAKLAR:
http://www.chemocare.com/bio/ccnu.asp
http://www.cancerhelp.org.uk/about-cancer/treatment/cancer-drugs/lomustine
http://www.swshcn.nhs.uk/healthcare-professionals/clinical-policies-and-protocols/oncology_protocols/brain-cancer/Lomustine%20V1%202.10.pdf

22 Mart 2011 Salı

Metastazlı Malign Melanom Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Melanom ciltte bulunan melanosit adi verilen ve cilde rengini veren hücrelerde görülen bir kanser cinsidir. Melanom halk arasında ben olarak bilinen cilt iekeleridir. Genelde ciltte görülmelerine karşın melanosit hücreleri barındıran göz ve kalıbarsak gibi vücudun diğer bölgelerinde de görülebilir. Ben olarak adlandırılan yapılar genellikle yaşamın bir noktasında oluşur ve bundan sonra üreme eğilimi taşımazlar, bu sebepten iyi huylu olarak adlandırılırlar. Ancak bazı durumlarda melanom üremesine devam eder ve bulundugu organın çalışmasını tehlikeye düşürecek boyutlara ulaşır. Bu tür melanomlara malign yani kötü huylu melanom adı verilir.

Malign Melanoma tüm cilt kanserlerinin içinde en az görülen türdür fakat buna rağmen cilt kanserlerinin arasında en çok ölümlere yol açan son derece ciddi bir hastalıktır. Kadınlarda erkeklerden daha sık rastlanır. Tüm dünyada her yıl 160,000 kisi bu hastalığa yakalanmaktadır. Genellikle bol güneş alan ülkelerde yaşayan açık tenli insanlarda rastlanır. Bunun başlıca sebebi açık tenli insanları güneşin zararlı ışınlarından koruyacak pigmentlerden yoksun olmasıdır. Dünya sağlık örgütünün raporuna göre her yıl 48bin kişi bu hastalıktan hayatını kaybetmektedir.

Melanoma'ya uygulanan ilk tedavi bunların cerrahi müdahele ile alınmasıdır. Buna ek olarak ilaçlı tedavi (kemoterapi), ışın tedavisi (radyoterapi) ve immunoterapi uygulanır. Hastalık en iyi melanom henüz küçük ve ince iken, ameliyatla alınabilecekken tedavi edilir.

Sebebi
Melanomanın temel sebebi güneşten gelen morötesi ışınların cilt hücrelerinin DNAsında oluşturduğu hasardır. Genelde hücreleri bu tür bozukluklara karşı koruyan kendini imha mekanızmaları vardır, ayrıca bozuk DNAlı hücreler bağışıklık sistemi tarafından yok edilir. Fakat bazı durumlarda bütün bu koruma mekanızmalarından kurtulan bozuk DNAlı hücreler kontrolsüz bir şekilde üreme fırsatı bulur.

Yaz aylarında güneşin dik gelen ışınlarından cildi korumak bu hastalığa karşı alınabilecek en iyi önlemlerdendir. Bronzlaşmanın moda olduğu günümüzde güneş altında kalınacaksa mutlaka morötesi ışınlardan koruyacak kremleri kullanmak gerekir. Son zamanlarda kış aylarında da bronzlaşabilmek için solaryuma girmek moda haline gelmiştir. Dünya sağlık örgütünün 2009 yılında yaptığı bir araştırmaya göre solaryum kullanan kişilerin cilt kanserine yakalanma riski kullanmayanlardan %75 daha fazla olduğu görülmüştür.

Teşhis
Cilt üzerinde bulunan melanomlar genelde göz ile tespit edilebilir. Şüphelenilen bölgeden ufak bir örnek alınarak bunun kötü huylu veya iyi huylu olup olmadığı laboratuarda incelenir. Daha Melanomlar özelliklerine göre Amerikan Kanser Enstitüsü tarafından 4 dereceye ayrılmıştır. Uygulanacak tedavi melanomun tipine ve derecesine göre belirlenir.

Metastatik Malign Melanom ve Beyin Metastazlı Melanom
Melanomlar genelde belli bir bölge ile sabit iken bir kısım melanomlar çeşitli şekillerde vücudun başka organlarına sıçrayabilmektedir. Bu organlardan biri de beyindir. Beyin metastazlı melanomlara da diğer beyin tümörlerine uygulanan ameliyat, radyoterapi ve kemoterapi seçenekleri uygulanmaktadır. Tümörün yayılgan yapısı göz önüne alındığında tek başına ameliyat ve radyoterapi her zaman tümörün kontrol altına alınmasına yetmemektedir. Bu sebepten ilaçlı tedavi uygulaması yaygındır.

İlaçlı Tedavi

Öteden beri beyin metastazlı malign melanomların Dakarbazin adlı ilaca cevap verdiği bilinmektedir. Dakarbazin hastaya damar yoluyla hemşire gözetiminde verilen bir ilaçtır çeşitli ticari adlar altında satılmaktadır. Genellikle serum ile birlikte 20 dakika ile 1 saat boyunca hastaya uygulanır. İlacın alınma sıklığı hastadaki melanom türüne ve derecesine göre değişir. Dakarbazin'in bilinen yan etkilerinin başında kandaki akyuvar sayısının geçici süre ile azalması gelir. Bu yüzden hastaların tedavi boyunca mümkün olduğu kadar enfeksiyonlardan uzak kalmaları önem taşır. İştahın kesilmesi, güneş ışığına karşı hassasiyet ve bulantılar da bilinen yan etkilerdendir.

Son yıllarda geliştirilmiş olan Temodal adlı ilaç da malign melanom tedavisinde kullanılmaya başlanılmıştır. Bu ilaç Dakarbazine oranla uygulama açısından çok daha kolaydır. Ağızdan alınan haplar şeklindedir. Yan etkileri de dakarbazine göre daha hafiftir. Genel durumu iyi olan bir hastada kabızlık gibi basit etkilerin dışında fazla bir yan etki farkedilmez. Tedavi sırasında kan değerleri düşebilir bu yüzden kan değerlerin sık sık kontrol edilmesi tavsiye edilir. Yapılan araştırmalar pek çok malign melanoma türünün Temodal adlı ilaca Dakarbazine göre daha fazla cevap verdiği gözlenmiştir. Yan etkilerinin de hafifliği yüzünden dakarbazine göre tercih edilmektedir.

Yukarıdaki ilaçlara Muphoran ve Tamoksifen gibi bazı ilaçlar eklenerek alınacak cevap artırılabilmektedir.

Yeni İlaçlar
Bütün bunlara ragmen yukarıda belirtilen ilaçlar malign melanom vakalarının kısıtlı bir kesiminde sonuç vermektedir. Bu sebepten yeni ilaç arayışları sürmektedir. Son bir kaç yılda malign melanom üzerinde yapılan genetik araştırmalar bu tür kanserlerin %75 kadar bir kısmında BRAF adı verilen bir geninin değişime uğradığını göstermiştir. Bu da bilimadamlarına tedavide yeni bir hedef göstermiştir. Bu konuda Astra Zeneca firması AZD6244 (Selumetinib) adı verilen bir ilaç üzerinde çalışmaktadır. Roche firması ise RG7204 (PLX4032) adını verdikleri ilacın 3.faz klinik deneylerini tamamlamış. Amerikan Sağlık Bakanlığından onay için başvurmuştur. İngiliz GlaxoSmithKline firması ise GSK2118436 adlı ilacın klinik deneylerini yapmaktadır. Bu ilaçlar malign melanoma hastalarının çoğuna kesin tedavi imkanı sunabilecektir.

Yine malign melanomalar üzerinde yapılan genetik araştırmalar bu tür tümörlerde EGFR adlı genin fazla aktif olduğu tespit edilmiştir. EGFR geni diğer pek çok kanserin gelişmesinde de rol oynamaktadır. Bunu hedef alan pek çok ilaç geliştirilmiştir. Bunlardan en bilinenleri beyin tümörlerinde kullanımı olan Cimaher, Nimotuzumab adlı ilaçtır. Ancak halihazırda bu ilacın beyin metastazlı melanomlarda uygulaması konusunda bir çalışma yapılmamıştır.

Bristol Meyers Squib firması da MDX-010/MDX-1379 adlı aşıları geliştirmektedir.

Malign melanomalar üzerine immunoterapi yöntemleri de umut vermektedir. Halen Interleukin-2 adlı ajanın klinik deneyleri yapılmaktadır. Lapanitib ve Nilonitib adlı ilacların da klinik deneyleri sürmektedir.

Fotodinamik Tedavi
İlaçların yanısıra yeni geliştirilen Fotodinamik Terapi adı verilen ışık ile tedavi yöntemi de melanomlu hastalar için bir umut kaynağıdır. Bu tedavide hastaya kanserli hücreleri ışığa karşı hassaslaştıran bir madde verilmektedir. Daha sonra kanserli bölgeye ışık (gün ışığı) uygulanır. Işığa karşı hassas olan bu kanserli hücreler gün ışığı altında zehirlenerek imha olurlar. Oldukça basit ve hastaya yükü az olan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem çeşitli cilt kanserlerinde de başarı ile uygulanmaktadir. Halen beyin ve iç organlara uygulaması üzerinde çalışılmaktadır.


KAYNAKLAR:
Temozolomide No Better Than Dacarbazine in Advanced Melanoma
Treatment of Metastatic Malignant Melanoma with Dacarbazine plus Tamoxifen
Roche Drug Is First To Extend Survival Significantly
A trial of AZD6244 and dacarbazine for advanced melanoma in people with a BRAF gene fault
A mutated EGFR is sufficient to induce malignant melanoma with genetic background-dependent histopathologies. Schartl M, Wilde B, Laisney JA, Taniguchi Y, Takeda S, Meierjohann S. Department of Physiological Chemistry I, Biocenter, University of Würzburg, Würzburg, Germany. phch1@biozentrum.uni-wuerzburg.de
Combined treatment with EGFR inhibitors and arsenite upregulated apoptosis in human EGFR-positive melanomas: a role of suppression of the PI3K-AKT pathway Vladimir N Ivanov1 and Tom K Hei1,2
EGFR in melanoma: clinical significance and potential therapeutic target; Boone B, Jacobs K, Ferdinande L, Taildeman J, Lambert J, Peeters M, Bracke M, Pauwels P, Brochez L; Journal of Cutaneous Pathology
METASTATİK MALİGN MELANOM HASTALARINDA KEMOİMMUNOTERAPİ SONUÇLARI: RETROSPEKTİF BİR ANALİZ H Şenol COŞKUN, Özlem ER, Bülent ESER, Mustafa ÇETİN, Serdar ŞIVGIN, Mustafa ALTINBAŞ, Ali ÜNAL

http://www.cancer.gov/cancertopics/pdq/treatment/melanoma/HealthProfessional/page9
http://www.skincancer.org/breakthrough-for-advanced-melanoma-patients.html
http://www.cancerhelp.org.uk/about-cancer/treatment/cancer-drugs/dacarbazine
http://cancertreatments.typepad.com/cancer_treatment/2010/06/dacarbazine-cisplatin-carmustine-for-melanoma.html

9 Mart 2011 Çarşamba

Beyin Tümörü Destek Grubu Onkoloji Doktor Taraması

Aşağıdaki formu doldurduğunuz takdirde tedavi görmüş olduğunuz doktorları yeni tedaviler hakkında sürekli bilgilendirmemiz ve olası sorunlarınızın çözümü için girişimde bulunmamız mümkün olacaktır.

Bu çalışmada yer aldığınız için teşekkürler.

*Gerekli



















2 Mart 2011 Çarşamba

Nimotuzumab (CIMAHER) SGK geri ödeme kapsamına girdi!

Beyin sapı tümörlü hasta ve yakınlarına sevindirici bir haberimiz var. Resmi gazetenin 1 Mart tarihli 27861 sayısında yayınlanan SGK uygulaması tebliğine göre CIMAHER adı ile bilinen Nimotuzumab adlı ilaç Difüz İntrinsik Ponsglioma (DIPG) için geri ödeme kapsamına girdi.

Difüz İntrinsik Ponsglioma bir beyin sapı tümörü ve özellikle çocukları etkileyen bir hastalık. Bu tebliğ ile artık Beyin Sapı Tümörü hastaları başvurmaları halinde SGK kapsamında bu ilacı temin edebilecekler. Bu hastalarımız için son derece sevindirici bir gelişme. Hali hazırda hasta olan ve imkansızlık yüzünden tedavi olamayan arkadaşlarımız onkologları ile görüşüp bu tedavinin kendilerine uygun olup olmadığını sorabilirler.

DIPG hastaları için standard tedavilerin yanısıra, yurtdışında sürdürülen bir kaç klinik deney dışında fazla bir tedavi seçeneği bulunamıyordu. Cimaherin DIPG için geri ödeme kapsamına girmesinin sebebi çeşitli ülkelerde  beyin sapı tümörleri için mevcut tedavilerden daha iyi sonuç verdiğini gösteren bazı çalışmalar.  Ancak EU ilaç komisyonunun daha önce ilaç hakkında yaptığı çalışmada GBM gibi diğer tümör türlerinde mevcut tedavilerden daha iyi bir sonuç vermediği görülmüştü.  Bu sebepten aksi bir çalışma yayınlanana kadar GBM gibi tümörlere sahip hastaların önce mevcut tedavilere başvurmaları ve ancak o tedavilerden sonuç alamıyorlarsa bu tür bir ilacı düşünmeleri gerekiyor. (Daha fazla bilgi için şu yazıyı okuyun: Nimotuzumab, Theraloc, TheraCIM, CIMAher, BIOMAb )



KAYNAK:
Resmi gazetenin 1 Mart 2011 tarihli 27861 sayısı

28 Şubat 2011 Pazartesi

Tümöre karşı tümörle savaş

Amerikan Rogosin Enstitüsünden bilimadamları hayvanlar üzerinde yaptıkları deneyde kanser hücresi taşıyan makro boncuklarla tümör gelişimini durdurmayı başardılar. Bu oldukça alışılmadık bir yaklaşım gibi görünmesine rağmen halen makro boncuk tekniği, pankreas, bağırsak ve prostat kanserine karşı ikinci faz klinik deneylerde araştırılıyordu.Yeni çalışma ünlü Nature dergisinin SciBX adlı ekinde kapak olarak geçen hafta yayınlandı.

Önceki çalışmalar tümörlerin belli bir boyuta eriştikten sonra gelişme hızının yavaşladığını göstermişti. Bu da tümör kitlesinin boyutunu kontrol eden bir sinyalin varlığını gösteriyordu.

Rogosin Enstitüsünden Dr.Barry Smith ve ekibi işte bu tümör durdurucu sinyali kanserle savaş için kullanabilecekleri hipotezini öne sürdüler.

17 Şubat 2011 Perşembe

Himalaya Tuzu mucize mi?

Himalaya tuzu bundan 10 yıl kadar önce tüm dünyada piyasaya cıkmış Pakistan kaynaklı kaya tuzlarına verilen ticari isimdir. Ulkemiz de dahil dünyanin heryerinde bol miktarda bulunan kaya tuzları, genellikle kristal halde rastlanan sodyum klorürden (sofra tuzu) oluşur. Ancak dogada bulunduklari haliyle rafine olmadıkları için içlerinde bazı yabancı minarelleri de barındırırlar. Bu yabanci minareller tuz rafinerilerinde kristal tuzdan ayristirilarak atilir ve geriye saf rafine sofra tuzu kalir. Kaya tuzundan ayristirilan diger mineraller atik olarak degerlendirilir.

İddialara göre Himalaya tuzu adı altında satılan tuzlar kristal halde bulunan Himalaya daglarindan gelen kaya tuzunun öğütülmesinden elde edilmiştir ve içinde sağlığa faydalı olduğu iddia edilen başka mineralleride içerir. Yani rafine edilmemis, dogada bulundugu halde alinip ogutulup toz haline getirilmis kaya tuzudur.

Himalaya tuzu adı verilen tuz aslinda Himalaya daglarindan degil Pakistanda bulunan Khewra Tuz Madenlerinden çıkarılmaktadir. Burası Himalaya dağlarına 300km uzaklıkta bulunur ve dünyanın en büyük ikinci tuz madenidir.